exo-[Yunanca exō dışarıda] dıştan gelen, dışarıda ,öte

‘’Güneşten beyazlamış kemikler o maviye karşı ne de ihtişamlı duruyordu. Bir mavi ki, tıpkı şu anda olduğu gibi, insanoğlunun tüm yıkımı bittikten sonra da hep orada olmaya devam edecek.’’

Georgia O’Keefe 


Gözlemlerimi, ellerimi ve hislerimi doğanın kendi içinde barındırdığı gizden ilham bulmak için kullanıyorum. Bozcaada, Habbele’nin yukarılarındaki çam ormanlarında yaptığım bir yürüyüş esnasında bir canlının kalıntılarına rastladım. Sert kabuklu ağaç gövdelerinin kahverengileri- nin arasında bembeyaz parlıyordu. Orada ölümün geride bıraktılarına bakarken, yeni bir hayat keşfettim. Şekiller hayatın tekerrürünü ve yeniden yaratımını fısıldıyordu.


"Doğanın yarım bıraktığını sanat tamamlar"

Marc Chagall


Doğanın ölümsüzlüğünü ve sonsuz bilgeliğini yüceltmeyi amaçlayan EXO’da doğal döngüye müdahale edilmeden toplanan hayvan kemikleri, estetik ve gizemsellikle yeniden diriliyor ve Toprak Ana Gaia’nın tükenmez ilhamını onurlandırıyor.

EXO serisi tamamen el yapımı parçalardan oluşmaktadır. Her bir formun içindeki tılsım takanla bütünleşip kendi hikayesini yaratıyor.

Bilinenden ve zamandan bağımsız bir koleksiyon.